Samuraylar ve efsane dövüşçüleri Miyamoto Musaşi

Samuraylar ve efsane dövüşçüleri Miyamoto Musaşi


Samuray (侍 ya da (nadiren) buşi 武士), eski Japonya'da soylu asker sınıfı için kullanılan bir terimdi. Samuray, eski Japoncada 'hizmet etmek' manasına gelen saburau kelimesinden türemiştir.


Savaş, Japon kültüründe önemli bir yer teşkil eder. Ülkenin önemli klanları birbirleriyle pek çok kez karşı karşıya gelmiştir. Japon topraklarının sadece %20’sinin tarıma elverişli oluşu, toprak kavgasını doğurmuştur. Toprak savaşları da hem tinsel, hem de fiziksel gelişim ve mücadele yöntemlerini gerektirdiğinden, Samurayların gelişimi de bu olguya dayalıdır.

M.Ö. 660'da Ölümsüz Savaşçı adıyla bilinen Jimmu Tenno, bir kabilenin başına geçti. Tenno ve kabilesi Yamato bölgesine yerleştiler. Yamato klanı Asya’ya çeşitli seferler düzenledi. Kore ve Çin’in kültürel zenginliklerinden, teknolojilerinden ve savaş sanatlarından etkilendiler. İmparator Keiko, tarihte "Shogun" unvanını taşıyan ilk kişi oldu. Bir nevi generallik rütbesi gibi de anlaşılabilecek Shogun unvanı, Keiko’nun savaş sanatlarında geldiği üst noktayı da belirliyordu. Onun oğlu Prens Yamato da savaş sanatları konusunda çok yetenekliydi. Korkusuz, güçlü, gözüpek bir genç olarak tanındı ve Samuraylık anlayışında bir örnek teşkil etti.

Samuraylar "buşido" anlayışını temel almıştır. Buşido, "Savaşçının Yolu" anlamına gelir. Buşido felsefesinde korkunun yeri yoktur. Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir. Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.

9.-12. yüzyıllar arasında samuraylar bir sınıf haline geldi. İki adla anılırlardı: Samuray (şövalye), Buşi (savaşçılar). Bu insanların bir kısmı yönetici sınıflara bağlıydılar. Bir kısmı ise para karşılığı savaşırlardı. Samuraylar, feodal derebeylerine (Daimyo) bütünüyle bağlıydılar. Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı. Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.

Samuraylar, at üstünde, yaya, silahlı, silahsız dövüş konusunda eğitilmişlerdi. Ok da kullanırlardı. Ancak, 13. yüzyılda Moğol savaşları yaşandıktan sonra, Samurayların kılıç kullanımı ağırlık kazandı. Hatta mızrak ve naginata denen ucu kılıç şekilli mızraklar kullanmaya başladılar.

Samurayların iki kılıcı olurdu. Uzun kılıç daito-katana, kısa kılıç shoto-wakizashi’ydi. Ayrıca tanto adı verilen bıçaklara sahiptiler. Samuraylar çoğunlukla kılıçlarına isim (mei) verirler ve onların ruhuna inanırlardı. Çift kılıç taşıma ve kullanmaya daisho denirdi.

1605 yılında Japonya’nın gelmiş geçmiş en ünlü samurayı Miyamoto Musaşi, savaşçı yetiştirmek için bir okul açtı. 30 yaşına gelmeden 60’ın üzerinde kılıç dövüşünden galip çıkmayı başaran bu usta, yıllarca kendi okulunda dersler verdi. 1615 yılında bir başka tanınmış Samuray, Tokugawa Ieyasu, samuraylık hakkında bir kitap yazdı ve Samurayların barış zamanı yaşam biçimleri konusunda çeşitli bilgiler verdi.

Samuray geleneği,1876 yılında İmparator Meiji tarafından ortadan kaldırıldı. Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı. Ancak ve ancak imparatorluk ordusunda bazı rütbeli subaylar tören amaçlı kılıçlar taşırdı. 20 yüzyılda kılıç tekrar serbestleşti ancak askeri kullanım dışında sportif gelişim için kullanılmayha başlandı. 2. Dünya savaşından da hatırlayacağınız gibi tüm rütbeliler, hatta kamikaze pilotları özellikle de kılıçlıydı. Bushi öğretisinde, hece olarak geçen shi ibaresinin aynı zamanda ölüm demek olduğunu hatırlatalım. Yani, bir nevi bushidoka ölüm korkusunu yenmiş kişidir.

Bu dönem öncesinde efendisiz kalan samuraylar, yani roninler zamanla ya isyan ederek öldürüldü ya da kılıçlarıyla seppuku/harakiri yaparak intihar ettiler.



Miyamoto Musaşi

Miyamoto Musaşi bir nüyü öldürürken, Utagava Kuniyoşi(1798-1861).
Miyamoto Musaşi (宮本 武蔵 c.19 Mayıs 1584 ya da 13 Haziran 1645), ergenlik döneminde Miyamoto Bennosuke ya da Miyamoto Musana, ünlü Japon kılıç üstadı. Tarihte en yetenekli kılıç üstadları arasında yer aldığına inanılır. Çok genç yaştan itibaren girdiği birçok düello sayesinde kılıç kullanımı konusunda efsane haline geldi. Hiyoho Niten İçi-riyu veya Nito Riyu stilinin babasıdır. Strateji, taktik ve felsefe hakkındaki Beş Çember Kitabı (Go Rin No Şo), bugün bile birçok kesim tarafından okunmaktadır.

Hayatı

Doğumu

Musaşi Miyamoto ilk dönemlerinde.
Miyamoto Musaşi'nin hayatına ilişkin birçok kaynak günümüze kadar ulaşmış olmasına rağmen, hayatı ile ilgili birçok konu hala esrarını korumaktadır. Genel kabul görmüş olasılık; büyük abisi Sirota (1578 - 1660) ve Musaşi'nin, Mimasaka eyaletinin Miyamoto köyünde yaşayan, Hiratalar olarak bilinen bir samuray ailesinin çocukları olarak dünyaya geldiği yönündedir. Bununla birlite, Banşu köyü olma ihtimali de vardır. Ailesi Şinmen boyuna bağlıydı. Musaşi daha sonra Beş Çember isimli kitabında Şinmen boyuna atıfta bulunarak tam adının Şinmen Musaşi no Kami Fujivara no Genşin olduğunu ifade etmiştir.

Musaşi'nin doğumu ile ilgili belirsizlikler de bulunmaktadır. Doğduğu yer ve zamana ait bilgiler kesin değildir. Elimizdeki kaynaklarda babasının Hirata Munisayi (ya da Miyamoto Munisayi veya Miyamoto Muninosuke) olduğu geçmektedir. Hirata Munisayi, Şinmen efendisine bağlı, jitte silahı konusunda üstad olarak ün yapmış yetenekli bir dövüşçüydü. Aynı zamanda kılıç konusunda da ustaydı. Gençliğinde, şogun olan Aşikaga Yoşiyaki'nin önünde kılıç ustalarından biri olan Yoşiyoka ile yaptığı müsabakayı kazanması üzerine, şogun tarafından kendisine "Japonya'nın En İyisi" unvanı verildi. Munisayi, yerel bir dojoda ailesine jitte teknikleri konusunda eğitim verdi. Munisayinin mezarında 1580 yılında öldüğünü yazılmıştır ki bu tarih, Musaşi'nin doğum tarihi olarak kabul edilen 1584 yılıyla uyuşmamaktadır. Suları bulandıran bir diğer durum ise; Miyamoto ailesinin günümüze kadar gelen genolojisine göre Musaşi 1583 yılında doğduğu ifadesidir. Kenji Tokitsu Go Rin No Şo'nun edebi yorumuna dayanarak Musaşi'nin kabul edilen doğum tarihi olarak bilinen 1584 yılının yanlış olduğuna işaret etmektedir.

Munisayi'nin ölüm tarihi, Musaşi'nin babası olup olmadığı gibi nedenler, eşinin -doğal olarak Musaşi'nin annesinin de- kim olduğu durumunu belirsizleştirmektedir. Olasılıklar aşağıda yer almaktadır:

Munisayi'nin mezarı doğrudur. 1580 yılında geride iki kız bırakarak ölmüştür. Eşi, Akamatsu boyundan yeni doğmuş bir çocuğu jitte okulunda Munisayi'nin yerini almak üzere evlat edinmiştir. Munisayi'nin dul eşi Omasa, Musaşi'nin gerçek annesi değildir.
Mezar doğru değildir. Munisayi muhtemelen 1590'dan daha uzun yaşamıştır. Musaşi, Munisayi'nin ilk eşi Yoşiko'dan (1578'de Yamanaka Sikanosuke ile girdiği savaşı kaybedene kadar Hirafuku köyünü yöneten Besşo Şigeyaru'nun kızı) olmuştur. Munisayi, Musaşi'nin doğumundan sonra eşinden boşanmış ve Yoşiko ailesinin yanına dönmüştür. Musaşi, Munisayi'nin ikinci eşi Omasa (Lord Şinmen'in kızı) tarafından büyütülmüştür. Bu ikinci senaryo Tasumi ailesinin genoloji kayıtlarında bulunmaktadır.
"Besşo Şigeharu'nun kızı önce Hirata Muni ile evlenmiş, birkaç yıl sonra boşanmıştır. Boşandıktan sonra Tasumi Masahisa ile evlenmiştir.
Tasumi Masahisa'nın ikinci eşi Miyamoto Musaşi'nin annesidir.
Musaşi'nin çocukluk adı Hirata Den idi. Kılıç kullanımı konusundaki yeteneği sayesinde ünlendi. Çocukluk döneminde gerçek annesini bulmak için Hirafuku'ya gitti. Tasumi aileisinin yanına yerleşti. " [1]
İkinci teorinin bir başka değişik biçimi de mezar taşındaki bilgilere dayanmaktadır. Mezar taşında Omasa'nın Musaşi'yi 4 Mart 1584 tarihinde doğururken öldüğü yazılıdır. Bundan sonra Munisayi, Yoşiko ile tekrar evlenmiştir. İkinci teoride olduğu gibi, boşandıktan sonra Yoşiko, Musaşi'yi yanına alarak Tasumi Masahisa ile evlenmiştir.
Kenji Tokitsu; mezar taşının yanlış olduğu varsayımını kabul etmek yerine doğum tarihini 1580 olarak kabul etmektedir (buna karşın Musaşi'nin dövüş sanatlarını kimden öğrendiği sorusu cevapsız kalmaktadır).
Eğitimi
İsmini, Minamoto no Yoşitsune'ye hizmet etmiş savaşçı rahip Musaşibö Benkeyi'den aldığı düşünülen ancak henüz kanıtlanmamış bu büyük savaşçı silah ustası (Dokuz veya daha fazla silahı ustaca kullanabilme) olarak kabul edilmektedir. Soyu hakkındaki gerçekler ne olursa olsun, ilk eğitimi eğitimi amcası tarafından verilmiştir. Yedi yaşına geldiğinde amcası Dorinbo (ya da Dorin) tarafından Hirafuku'ya üç kilometre uzaklıktaki budistlere ait bir tapınak olan Şoriyan'a götürülmüş, burada Budizm ve okuma-yazma üzerine eğitim alması sağlanmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere kılıç ve aile sanatı olan jitte konusundaki eğitimlerini Munisayi'den almıştır. 1589 yılında Şinmen Sokan, Munisayi'ye öğrencisi Honiden Gekinosuke'yi öldürme emrini verdi. Honiden ailesi bu durumda çok kızdı ve Munisayi dört kilometre uzaktaki Kavakami köyünde taşınmak zorunda kaldı. Böylece Munisaşi'nin eğitimi sona ermiş oldu.

Söylenenlere göre Musaşi, Yoşiyoka riyu okulunda çalışmıştır. Kesin olmamakla beraber Musaşi'nin sonraki yıllarda tek elle yendiği bir okuldur.

İlk düello

İçijoji Sagarimatsu, Musaşi ve Yoşiyoka okulu arasındaki mücadelenin gerçekleştiği yer.
"Gençliğimden beri strateji yolunda eğitim aldım, on üç yaşında ilk düellomu yaptım. Rakibim Arima Kiheyi, Şinto riyu kılıç üstadıydı ve onu yendim. On altı yaşında Tajima bölgesinden gelen Akiyama isimli güçlü bir üstadı yendim. Yirmi bir yaşımda Kiyoto'ya gittim ve çeşitli kılıç okullarından üstadlar ile düellolara girdim ama hiç kaybetmedim.." -Miyamoto Musaşi, Go Rin No Şo
Beş Çember Kitabı'nın giriş bölümüne göre Musaşi'nin ilk başarılı düellosu; Sukara Bokuden tarafından keşfedilmiş olan Şinto-riyu stili ile dövüşen Arima Kiheyi isimli düşük seviyedeki bir samuray ile gerçekleşmiştir. Düellonun ana kaynağı "Merhum Üstad Hakkındaki Anektodlar"dır (Yoho senşi denki). Özetle, izahat aşağıdaki gibidir:

1956 yılında Musaşi henüz 13 yaşındayken sanatını geliştirmek için seyahat eden Arima Kiheyi, Hirafuku-mura'da genel bir meydan okuma ilan etti. Musaşi meydan okuma ilanına adını yazdı. Musaşi'nin kalmakta olduğu Dorin Tapınağı'na gelen bir haberci düellonun Kiheyi tarafından kabul edildiğini bildirdi. Dorin bu duruma çok şaşırdı ve Musaşi'nin adına özür dilemeyi denedi. Düellodan vazgeçmesi istenildiğinde Kiheyi; onurunun sadece düello günü Musaşi'nin kendisinden özür dilemesi ile mümkün olacağı şeklindeki inatçı tavrını sürdürdü. Düello zamanı geldiğinde rahip Musaşi adına özür dilemeye başladığı sırada Musaşi düello alanına elinde kılıç şeklinde bir tahta parçasıyla atlayarak Kiheyi'ye meydan okudu. Kiheyi vakizaşi ile saldırdı ama Musaşi, Kiheyi'yi üzerinden atarak saldırıyı savuşturdu ve Kiheyi yerden kalkmaya çalışırken Musaşi gözlerinin arasına vurdu ve öldürünceye kadar dövdü.

Musaşi'nin Arima ile düello etmesine neden izin verildiği, özür dilemenin bir dalavere olup olmadığı ve en başından beri Arima'nın neden orada olduğu gibi cevapsız sorular düelloduyu tuhaf kılmaktadır.

Yolculuklar ve düellolar
Üç yıl sonra, 1599'da (her ne kadar Tanji Hokin hikki 1599 yılında 16 yaşında olduğunu yazsa da [1] "Sakuşu bölgesinin kayıtları" Tosakişu'ya göre 15 yaşında idi) Musaşi köyünden ayrıldı. Ailesinin mobilya, silah, soy ve diğer kayıtları gibi malları Hirayo Yoğimon ile evli kızkardeşine bıraktı.

Bütün zamanını gezerek ve düellolara girerek geçirdi. Örneğin Tajima şehrinden Akiyama isimli bir üstad ile.

1600 yılında Toyotomi ve Tokugava arasında bir savaş başladı. Görünüşe göre Musaşi, Şinmen boyu (ailesinin bağlı bulunduğu boy) yani Toyotomi'nin -Batının Ordusu"- tarafında yer aldı. Özellikle 1600 yılının Temmuz ayında Fuşimi Kalesi'ni alma girişimine, Ağustos ayında kuşatma altındaki Gifu kalesinin savunmasuna ve ünlü Sekigahara Savaşına dahil oldu. Musaşi'nin son savaşı hakkında Hiyoho senşi denkide bazı şüpheler vardır. Herhangi bir efendiye bağlı olmayan Musaşi'nin babasının yanında (Efendi Utika'nın taburunda) savaşmayı reddettiği aktarılmaktadır. Ancak Musaşi'nin bu savaştan çıktığı varsayımı Beş Çember Kitabı'nda Musaşi'nin altı savaşa girdiği ifadesi ile çelişmektedir.

Ne olursa olsun Batı'nın Ordusu kesin bir yenilgi almış ve Şinmen Sokan Kiyuşu şehrine kaçmıştır. Ayrıca Musaşi'nin de kaçtığı ve zamanının bir kısmını eğitim ile geçirdiği ifade edilmektedir.

Sekigahara savaşından sonra Musaşi kayıtlarda görünmemektedir. Bir sonraki kayıt Musaşi'nin 20 (ya da 21) yaşında Kiyoto'ya gelişi ve Yoşiyoka okuluna karşı girdiği ünlü düellolar serisine başlaması ile ilgilidir.

Daha önce de belirtildiği gibi Musaşi'nin babası Yoşiyoka okulundan bir üstad ile dövüşmüş ve "Japonya'nın En İyisi" unvanını almıştır. Yoşiyoka okulu (Şinto riyu veya Kiyo haçi riyu soyundan gelmektedir) Kiyoto'daki sekiz büyük dövüş sanatları okulunun ("Kiyo riyu"/"Kiyoto'nun okulları") en başında yer almaktaydı. Efsaneye göre bu sekiz okul kutsal dağ Kurama'da bulundan neredeyse efsanevi bir dövüşçü tarafından eğitilen sekiz keşiş tarafından kurulmuştur. Yoşiyoka ailesi sadece kılıç sanatı konusunda isim yapmaya başlamakla kalmamış, aynı zamanda kendilerine ait olan tekstil ve boyama işi üzerine de ün kazanmışlardır. 1614 yılında Tokugava İyeyasu'ya karşı Batının Ordusu'nda yer alarak kaybettikleri Osaka Savaşı sırasında kılıç konusunda eğitim vermeyi bırakmışlardır. Ancak 1604 yılında Musaşi düellolara başladığında hala üstündüler. Düellolar hakkında çeşitli kayıtlardan biri olan Yoşiyoka ailesinin evrakları, Musaşi'nin sadece bir düelloyu -Yoşiyoka Kenpo'ya karşı- kaybettiğini belirtmektedir.

Musaşi, Yoşiyoka okulunun başı Yoşiyoka Seyijuro'ya meydan okumuştur. Seyijuro düelloyu kabul etmiş ve 8 Mart 1604 tarihinde Rendaji Tapınağı dışında karşılaşmak için anlaşmışlardır. Musaşi geç gelmiş ve Seyijuro'yu çok sinirlendirmiştir. Anlaşmalarına göre Musaşi karşılaşmada tek bir hamle yapmıştır. Bu hamle Seyijuro'nun sol omzuna isabet etmiş, bayıltmış ve sol kolunu sakat bırakmıştır. Görünüşe göre okulun başkanlığını Musaşi'den intikam almak için hemen düello talep eden kardeşine devretmiştir. Düello, Kiyoto dışında ve Sanjusangen-do isimli tapınakta yapılmıştır. Musaşi ikinci kez geç gelirken, Denşiçiro çelik halkalarla güçlendirilmiş bir asa (ya da muhtemelen bir top ve zincir eklenmiş) taşımaktaydı. Musaşi, Denşiçiro'nun silahını elinden almış ve yenmiştir. Bu ikinci zafer sonucunda liderleri 12 yaşındaki Yoşiyoka Maraşiçiro olan Yoşiyoka boyunu öfkelendirmiştir. Okçular, tüfekli ve kılıçlı adamlar toplayarak Musaşi'ye Kiyoto dışında, İçiyoji tapınağı yakınlarında tekrar meydan okumuşlardır. Musaşi geç gelme adetini bu sefer bozarak birkaç saat önceden tapınağa gizlenmiş, adamlara saldırmış ve Mataşiçiro'yu öldürerek kaçmıştır. Mataşiçiro'nun ölümü üzerine Yoşiyoka okulu yok olmuştur.

Bazı kaynaklara göre Musaşi, Kiyoto'yu terk ettikten sonra Nara bölgesindeki Hozoyin'deki mızrak konusunda uzman olduğu bilinen keşişlerle düello etmeye ve eğitim almaya gitmiştir. Tada Hanzaburo'nun kardeşi olan baş-keşişe eğitim verdiği Banşu'daki Enkoji Tapınağı'nda kalmıştır. Daha sonra Hanzaburo'nun torunu Ensu riyu temelli Enmeyi riyu öğretileri ve iyağijutsuyu geliştirmiştir.

1605'den 1612'ye kadar çeşitli düellolar ile yeteneğini pekiştirerek Japonya'da seyahatler yapmıştır. Gerçek düellolarda bokken ya da bukoto kullandığı söylenmektedir. Bu zamandaki düellolarda iki taraf aksine anlaşmamış ise karşı tarafı öldürmeye çalışılmazdı. Ancak çoğu düelloda Musaşi'nin strateji konusunda uzman olması sebebiyle rakibinin silahını önemsemediği bilinir.

Miyamoto Munisayi'nin öğretilerinin nakli olduğunu bildiren 1607 yılının 9. ayının 5. gününe ait bir evrak Munisayi'nin en azından bu tarihe kadar yaşadığını göstermektedir. Bu yılda Musaşi Nara'dan Edo'ya doğru yola çıktığı sırada Şişido Bayiken isimli bir kusari gama pratisyeni ile düelloya girmiş ve öldürmüştür. Edo'da, daha sonraları nüfuzlu bir kurmay okulu olan Şinto Muso Riyu okulunu kuran Muso Gonnosuke'yi yenmiştir.

Musaşi'nin 60'ın üzerinde düelloya girdiği ve yenilmediği söylenmektedir ancak büyük savaşlarda girdiği ölümle sonuçlanan dövüşler muhtemelen bu ılımlı tahmine dahil edilmemiştir. Japon tarihçileri girdiği bütün düelloları yalnız başına, öğrencilerinden yardım almadan kazanabileceğine inanmamalarına rağmen Musaşi'nin öğrencileri üstündeki eşsiz hakimiyeti nedeniyle bu pek mümkün görünmemektedir. Kendi kitaplarında da belirttiği üzere çoğu öğrencisi Musaşi'nin tekniklerini zor bulmaktadır.

1611 yılında Musaşi Miyoşinji Tapınağında zazen çalışmaya başlamıştır. Burada efendi Hosokava Tadayoki'ye bağlı Nagayoka Sado ile karşılaşmıştır. Sekigahara savaşında kuzey Kiyuşu'nın yönetimini alan Tadayoki güçlü bir efendiydi. Munisaşi kuzey Kiyuşu'ya taşınarak Tadayoki'nin öğretmeni oldu. Nagayoka, Sasaki Kojiro isimli bir üstada düello teklif etmiştir. Tokitsu, bu düellonun Tadayoki'nin toprakları üzerindeki hakimiyetini sağlamlaştırmak gibi politik bir amaç taşıdığına inanmaktadır.

Sasaki Kojiro ile düello


Musaşi'nin Sasaki Kojiro ile düellosu
14 Nisan 1612 tarihinde aşağı yukarı 28 yaşına gelmiş olan Musaşi, nodaçi (iki elle kullanılan bir çeşit uzun kılıç) kullanan rakibi Sasaki Kojiro ile en ünlü düellosunu yapmıştır. Musaşi belirlenen yere — uzaktaki Funajimu adası, Kiyuşu'nun kuzeyi, saçları dağınık bir halde ve geç gelmiştir. Düello çok kısa sürmüştür ve Musaşi rakibini kürekten yaptığı nodaçiden daha uzun bir bokken ile bir samuray veya kılıç ustasının standartlarının üzerinde bir ustalık ile öldürmüştür. Musaşi'nin geç gelişi tartışmalıdır. Sasaki'nin öfkeli taraftarları bunun onursuz ve saygısız bir hareket olduğunu düşünürken diğerleri rakibinin cesaretini kırmak için uygun bir davranış olduğunu düşünmekteydi. Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır. Akıntı onu adaya taşıdıktan sonra değişmiştir. Musaşi'nin dövüşü bittikten sonra hemen sandalına atlamış ve akıntı sayesinde kendisinden intikam almak isteyen Sasaki taraftarlarından kurtulmayı başarmıştır.

Hizmet
1614-1615 yıllarında Musaşi, Toyotomi ve Tokugava arasındaki savaşta yer aldı. Savaşın nedeni Ayeyasu'nun Toyotomi ailesini Japonya'yı yönetmesine engel olarak görmesiydi. Tarihçilerin çoğu Musaşi'nin Toyotomi tarafında yer aldığına inanmaktadır. Osaka Kalesi savaşın merkeziydi. İlk savaş (Osaka'nın Kış Savaşı; Musaşi'nin dördüncü savaşı) antlaşma ile sonuçlandı ve ikincisi (Osaka'nın Yaz Savaşı; Musaşi'nin beşinci savaşı) 1615 Mayısında Hideyori'nin ordularının yenilgisiyle sonuçlandı. Söylenenlere göre Musaşi, Ayeyasu ile düelloya girmiş fakat Ayeyasu düelloyu sezince Musaşi'yi yanına almıştır.

Diğer bilgilere göre Musaşi, Tokugava'nın yanında yer almıştır. Sasaki Kojiro ile olan düellosunda Tokugava'ya bağlı olanlar ile yakın bir ilişki içinde olsa da bu kanıtlanamamış bir iddiadır. Kaybeden tarafta olduğu için rahatsız edileceği düşüncesinin aksine takip eden yıllarda Musaşi ortadan kaybolmamış, Lord Ogasavara ve Hosokava tarafından desteklenmiştir.

1615 yılında Harima eyaletinden Lord Ogasavara Tadanayo'nun davetiyle sanatta hüner kazandıktan sonra "İnşaat Denetçisi" olarak Ogasavara'nın hizmetine girmiştir. Akaşi Kalesi'nin inşaası ve Himeji kasabasının organizasyonuna yardım etmiştir. Kaldığı süre zarfında dövüş sanatları konusunda eğtim vermiş ve bir erkek çocuğu evlat edinmiştir.

1621 yılında Musaşi, Lord Himeji'nin önünde Miyake Gunbeyi ve diğer üç Togun riyu üstadını yenmiştir. Bu sıralarda Musaşi Enmeyi Riyu için birkaç mürit edinmiş olmasına karşın ilk okulunu çok önceleri 22 yaşında iken açmıştı. Enmeyi Riyu öğretilerini kaleme aldığı "Kılıç Tekniği Enmeyi Riyu Üzerine Yazılar" (Enmeyi riyu kenpo şo)isimli eserinde yazılı hale getirmişti. "En", daire veya mükemmelik; "meyi", ışık veya beraklık ve "riyu", okul manasına gelmektedir. Bu isim iki kılıcı ışığa doğru çember oluşturacak şekilde tutma fikrinden esinlenilerek ortaya çıkmış gibi görünmektedir. Okulun temel amacı samurayların kullandığı çift kılıcı etkin bir şekilde kılıç ve jitte gibi kullanma eğitimini vermektir.

1622 yılında Musaşi'nin evlatlık edindiği oğlu Miyamoto Mikinosule Himeji derebeyliğine bağlı bir hizmetli oldu. Muhtemelen bu olay Musaşi'nin ayrılmasını teşvik etti. Böylece Musaşi yeni yolculuklarıa başlayıp 1623 yılında Konfiçyüsçü bir akademisyen olan Hayaşi Razan ile arkadaş oldu. Musaşi Şoguna kılıç ustası olarak başvurdu ancak halihazırda iki adet kılıç ustası (Ono Jiroemon ve Yagyu Munenori) olması sebebiyle başvurusu reddedildi. Musaşi Edo'yu terk etti ve Yamagata'ya geldiğinde Miyamoto Iyori isimli ikinci evlatlığı edindi. Daha sonra ikisi yola devam ettiler ve yolculukları Osaka'da noktalandı.

Miyamoto Mikinosuke 1626 yılında junşi geleneğini takip ederek bağlı bulunduğu lord öldüğü için seppuku yaptı. Bu yıl Miyamoto Iyori Lord Ogasavara'nın hizmetine girdi. Diğer denemelerinde olduğu üzere Musaşi'nin Lord Ovari'nin hizmetine girme denemesi başarısız oldu.

Musaşi 1627 yılında tekrar seyahat etmeye başladı. 1634 yılında Iyori ile birlikte Kokura'ya yerleşti ve sonradan Şimabara İsyanın'da büyük rol oynayacağı Ogasavara Tadazane'nin hizmetine girdi. Iyori isyanı bastırmada mükemmel bir hizmet sergiledi ve karo rütbesine (politik başkana eşit bir rütbe) yükseldi. Söylendiğine göre Musaşi ön saflarda keşfe çıktığı sırada atılan bir kaya parçası nedeniyle sakatlandı ve böylece yararlılık gösteremedi.

Öğretileri

(1798-1861).]]

Musaşi'nin fantastik dövüşlerine ilişkin başka bir resim,Utagava Kuniyoşi
Musaşi niten'içi (二天一, "İki cennet tek gibi") veya nitoyiçi (二刀一, "iki kılıç tek gibi") ya da "Ni-Ten İçi Riyu" (Kongen Budist Sutra iki cennete Buda'nın koruyucusu olarak atıfta bulunmaktadır) adı verilen çift-kılıçlı bir kenjutsu tekniği geliştirdi ve bu teknikte ustalaştı. Bu teknikte dövüşçü katana ve vakizaşi gibi bir uzun kılıç ve bir eş kılıcı beraber kullanmaktadır.

Söylendiğine göre bu stil; tapınaktaki davulcuların çift elli hareketlerinden ilham almıştır. Ne var ki Musaşi'nin dövüş tecrübesi nedeniyle doğal olarak gelişmiş ya da babasından aldığı jitte eğitimi sayesinde ortaya çıkmıştır. Yaşadığı dönemde sol eldeki uzun kılıç gyaku nito olarak nitelendirilirdi. Bugün Musaşi'nin kılıç kullanma stili Hiyöhö Niten İçi-riyü olarak bilinir.

Musaşi aynı zamanda atıcılık konusunda da uzmandı. Kısa kılıcını sıklıkla atardı ve Kenji Tokitsu vakizaşi için şuriken metodlarının Niten İçi Riyu'nun gizli teknikleri olduğuna inanır. Doğrusu Meyji dönemi öncesi çok-yönlü yetenekler bir gereklilikti. Dolayısıyla bu bilgiler tutarlıdır.(bkz. Hayakutake-Watkin: [1])

Efsaneler
Ölümünden sonra birçok efsane ortaya çıkmıştır. En fazla bahse konu olan kenjutsu ve diğer dövüş sanatları üzerine olan ustalığı hakkındadır. Bazıları; insanları 1,5 metre uzaklığa tersine fırlatıp atması, bazıları da hızı ve tekniği hakkındadır. Diğer efsaneler Musaşi'nin dev kertenkeleleri öldürmesini anlatır. Başka bölgelerde de nüleri öldürmesi anlatılır. Kılıçtaki ustalığından dolayı Kenseyi "kılıç azizi" unvanını kazanmıştır. Bazıları insan ötesi hızlarda koşabildiğine, havada ve suda yürüyebildiğine hatta bulutların arasında uçabildiğine inanır

Kitapları
Kılıç Ustalığının 35 Maddesi
Dokkodo (Öz Güven Yolu)
Go Rin No Şo (Beş Çember Kitabı; Zen Budizminin Beş Çemberine Referans)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !